Bismillahirrahmanirrahim
Aşkı Arayanlara... - BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM - Blogcu



BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

• 14/3/2009 - Aşkı Arayanlara...

    Medine'nin kadınları hem  güleryüzlü, hem de güzeldirler.
 Ancak Hifa Hatun başka güzeldir ve bambaşka gülümser. Öylesine sıcakkanlı ve öylesine samimidir ki kadınlar onu canları gibi severler. Oğlu, abisi, erkek kardeşi olanlar akraba olmaya kalkar, hatta bazıları beylerine ister. Onu ciddi ciddi sıkıştırır, araya hatırlıları koyup, izdivaç teklif ederler.


Hifa Hatun'un methi hızla yayılır ve çoook uzaklara gider. Bırakın hekimleri, tüccarları, vezirler, sultanlar sıraya girer. Ancak o Necaşi gibi bir İmparatoru bile reddeder sadece ve sadece Allah'ın rızasını diler.

Ama taliplerin ardı arkası kesilmez. Kimi ayaklarına halılar serer... Kimi cevahirler döker... Yüz kızıl tüylü deveyi getirip kapısına bağlayanları mı sorarsınız, yoksa saray    anahtarlarını önüne atanları mı?

Hifa Hatun bütün bunlara dönüp bakmaz bile, Efendimizin huzuruna çıkıp "Ey Allah'ın Resûlü" der, "bana cennete götürecek bir şeyler öğretsene." Doğrusu o, Peygamber Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) 'gündüzleri oruç tut' ya da 'geceleri namaz kıl' gibi bir tavsiyede bulunacağını sanır ama Server-i Kâinat "Önce evlenmen lâzım" buyururlar "zira bununla dininin yarısını emniyete alırsın!" Hifa, büyük bir teslimiyetle boynunu büker ve "siz kimi münasip görürseniz ben ona razıyım" der.

Mâlum, o sıradan bir hanım değildir ve onu nikahına alacak erkeğin de "özel" olması gerekir.  Lâkin Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)
ne kimseye ümid verir, ne de kimsenin ümidini kırar. Her zamanki gibi basit ve pratik bir çare bulur "yarın sabah mescide ilk gelenle evlen" buyururlar. Bu teklifi herkesin hoşuna gider, talipler erken kalkmak için tedbirler düşünür, kendilerince hazırlık yaparlar.


Bu haberi elbette Hazret-i Suheyb de duyar ama dikkate almaz. Zira o fakir ve kimsesiz biridir. Evi yurdu yoktur ve karnını zor doyurur. Kah ağaç altlarına uzanır, kâh mescid gölgelerine kıvrılır. Uzun boyuna rağmen o kadar zayıftır ki, rüzgar sert esse ayaklarını yerden kaldırır.
Ama bakın şu işe ki o gece Allahü teâlâ bütün sahabelere derin bir uyku verir, Hifa Hatun'un talipleri gözlerine çöken ağırlığa yenilirler. Resulullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) her zamanki gibi imsak sökerken mescide gelir ve büyük bir merakla talihli sahabeyi bekler.

Nitekim mescidin eşiğinde bir gölge uzar ve Süheyb içeri girer.
Resulullah Efendimiz namazdan sonra Hifa Hatunu çağırtıp neticeyi bildirir. Hazret-i Hifa büyük bir teslimiyetle kabul eder.

Efendimiz güzel bir hutbe okur ve nikah akidlerini yaparlar.
Sonra şanslı sahabeye döner "Ey Süheyb" buyururlar, "şimdi hanımına bir hediye al ve tut elinden evine götür."Suheyb Radıyu anh ellerini çaresizlikle iki yana açar. "İyi ama" diye mırıldanır, "benim ne bir dirhem gümüşüm, ne de sığınacak evim var."


Hifa Hatun kocasının boynunu büktürmez, ona içinde on bin dirhem gümüş olan süslü bir heybe gönderir ve "filanca yerdeki köşkümü sana hediye ettim" der. Alemlerin Efendisi çok hislenir onlara hayır dualar ederler.

Süheyb, o gün Medine sokaklarında dolanır durur, akşama doğru utana sıkıla konağa sokulur. Kendisi için hazırlanan muhteşem sofradan ya bir, ya iki hurma alır ve "Ya Hifa" der, "biliyorum sen benim için bulunmaz bir nimetsin, ben ise senin için sadece mihnetim. Ben şükretsem gerek, sen sabretsen gerek. İster misin şu geceyi taat ve ibadetle geçirelim zira Efendimiz (Sallallahü aleyhi ve sellem) "Cennette yüksek bir çardak vardır. Orada yalnız şükredenlerle sabredenler otururlar." buyurdular.
Ve öyle de yaparlar.    Seccadelerini gözyaşları ile ıslatır, kalplerini zikr ile aydınlatırlar. Cebrail Aleyhisselam olup biteni Resulullah Efendimize anlatır ve onları Allahü teâlânın cenneti ve cemaliyle müjdeler.

Ertesi sabah, namazdan sonra Efendimiz Suheyb'i yanlarına oturtur "Ey Süheyb" buyururlar "geceki halini sen mi anlatırsın ben mi anlatayım?" Süheyb gözlerini kucağına indirir, zor duyulan bir sesle "Allahın Resulü en iyisini bilir" cevabını verir.

Efendimiz onlara "ne mutlu size" gibilerinden bakar, "İkiniz de cennetliksiniz" buyururlar, "... ve Allahü teâlâyı göreceksiniz!" Süheyb derhal secdeye kapanır ve "Ya Rabbi!" diye yalvarır, "o ki beni mağfiret ettin, günahlara bulaşmadan canımı al!"

Allahü teâlâ bu yanık duayı kabul eder, Suheyb, secdede kalakalır.
 Mescidde bulunanlar ağlamaklı olurlar.

Resulullah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) "Size daha şaşılacak bir şey söyliyeyim mi?   Şu anda Hifa Hatun da ruhunu Hakka teslim etti" buyururlar.


Namazlarını, yüzü suyu hürmetine yaratıldığımız o yüce Server kıldırır. İkisini yanyana toprağa bırakırlar. Baş uçlarına küçük bir tahta çakar. 
                Birine "Şükredenlerden Suheyb"  öbürüne
                            "Sabredenlerden Hifa!"... 


              GAYRISINA AŞK DEMEYE UTANIYOR İNSAN...

 alıntıdır. 

  as06 katkılarınızdan dolayı teşekkür ederim…iyi ki varsınız…








 











EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

• 2009-12-06 08:58:53 - Güzel Profil...

Yazan: askdediginyucemevla
Biz sizin gibi faydalı insanları arıyoruz,yardımcınız olursa güzel paylaşımlarınızı bekleriz...Vesselam
Bağlantı

• 2009-05-28 12:59:56 - esselamünaleyküm

Yazan: canahmedimsav
Hasret ile vuslatın buluştuğu nokta

Hasreti bilir misin? Hani böyle parçası kalmayana kadar bir şeyi kıyarsın ya... İşte öyle bir şeyler kıyılır içinde. Aynı zamanda bir sızı yayılır, canına ciğerlerine.
Bir bulut birikir, gizli bir diyarlarında.
Büyür, büyür, her bir zerrene yakıcı bir duman gibi dolar. Daralırsın, boğulursun. O bulut gezinir gezinir de içinde, bir türlü yağmurlar çözülüp de katrelenemez, çözülüp de düşemez, şerha şerha yarılıp dağılmış kurak topraklarına.
Karanlıktasındır, bir türlü güneş doğmaz mana iklimlerine. Neyin nerede olduğunu bilemeyecek kadar koyu bir karanlık! Görüyor olsan dahi, maddî gözlerinin ötesinde her şey karanlıktadır sana.
Bir yola çıkmışsındır. Şuurun erince bir bakarsın, yollar binleşir. Ne yapacağını şaşırır, biraz birine, biraz diğerine derken, bir sürü ıstıraplarla geri döner, esas başlangıç noktasını da kaybettiğin için şaşkın, sonu çıkmaz yollar arasında çaresiz öyle dolanırsın ya...
Kuşlar havalanır içinden. Aklının, ruhunun, kalbinin, her türlü ince hissiyatlarının semasında durmadan uçar. Hiç bir dala konmadığı için, senin göğün ötesine bakmanı engellerler ya...
Yaşamak istiyorsun, hayatın sana sunduğu bütün güzellikleri tek tek tatmak istiyorsun, ama çok derin karanlık bir denize düşmüşsün. Üstelik yalnızsın, üstelik yüzme de bilmiyorsun, batıp batıp çıkıyorsun. Kaygı ve endişenden, hayatı kaybetme korkusundan, hayata dair ne varsa hiç birini algılayamayıp, sadece korkudan ibaret, bir endişe yumağına dönüşüveriyorsun ya...
Hasret böyle karmakarışık bir his yumağıdır işte. Hasret, hasret duyulan şeye göre büyür.
Ve kavuşmak,
Ve buluşmak,
Ve vuslat,
Çözmeye başlar yumağı. Hakikatleri ortaya çıkarmaya başlar. Bazen hasret duyulan şeye kavuşulduğunda, bunca ezici, boğucu sıkıntıların, ona değmeyeceğini anladığında, öyle bir yıkım olur ki, öyle bir pişmanlık sarar ki seni, nereye gideceğini, neye inanacağını şaşırır öylece kalakalırsın.
Birçok şey, neden ve niçinini bilmeden peşinde gidildiği için, bir sürü vakit kaybı ile birlikte yarı yolda bırakıverir insanı.
Kime neye hasret duymalıyız? Hangi yolu takip edeceğimizi kime sormalıyız?
İşte bir sürü şaşkınlık, kayıp, acı ve ıstıraptan sonra, Cenab-ı Hakkı, Yaratıcımızı bulduğumuzda, anlarız ki; yollar Ona sorulur. Istıraplar Onda diner, yanlışların doğru olanlarını O gösterir. Yorulmuş, hırpalanmış manevî varlığımız Ona kavuşunca tazelenir.
Onu bulmak; elemsiz, kedersiz, karmaşasız, fevkalade güzel, engin, huzurlu, nurlu bir dünyanın kapılarını açar bize.
Onu bulmak var ya;
Hem hasrettir, hasretlerin en derini, en güzeli.
Hem vuslattır, kavuşmaların en derini, en ferahlısı, en muhabbetlisi, en tatlısı.
İşte hasret ile vuslatın buluştuğu en önemli noktadır hidayet.
O noktayı bulan,
O noktada duran,
O noktada kalan,
O noktadan hayata bakan,
O noktayı hayatının rotası yapan Allah’ın izni ile şaşmaz.
selam ve dua ile kardeşim
Bağlantı

• 2009-03-20 18:59:13 - ESSELAMUN ALEYKUM

Yazan:
Haftanın duası


Yüceler Yücesi Rabb'imiz! Cismaniyetin ve hayvaniyetin zulümatlı dehlizlerinde şaşkın ve âvare dolaşan bu âciz kullarının ve bütün ümmet-i Muhammed'in gönüllerini lütfedip marifetinin ziyasıyla ışıklandır...
İrfan güneşin kalblerimizin ve akıllarımızın üzerine doğsun; doğsun ki, onun nuruyla yümn ü eman içinde Sana ulaşabilelim... Ya Rahîm ü ya Rahman! Ayaklarımızı her zaman istikamet üzere sabit eyle ve bizi esenlik yurdu olan Cennetinle şereflendir!..

hayırlı cumalar...En kalb-i uhabbet,selam,sevgi,saygı ve dualarımla...AEO...KİB...

BU ARADA MÜTHİŞ Bİ PAYLAŞIM OLMUŞ YÜREĞİNİZE SAĞLIK...
Bağlantı

• 2009-03-18 13:43:30 - SELAMUN ALEYKÜM

Yazan: SERPİLL
GERÇEKTEN O KADAR DUYGULANDIM Kİ ANLATAMAM
ALLAH RAZI OLSUN SİZDEN
DEVAMINI SABIRSIZLIKLA BEKLİYORUZ...BAŞARILAR.
Bağlantı

• 2009-03-15 22:04:01 - gerçek aşk

Yazan: socialll
Çok güzel bir konuya değinmişsin her zaman ki gibi.
Emeğinize sağlık yine çok beğenerek okudum.sevgilerle...

Düzenleyen mutluluklardiyarim gün: 21/4/2009 saat: 11:42
Bağlantı

• 2009-03-15 21:35:21 - s.a

Yazan: isimsiz
Hakkımızda kelam eden
Dosta bizden selam olsun...
Canımıza canlar katan
Dosta bizden selam olsun...

MUTLULUKLARDİYARIM...
herşy öyle güzel ve anlamlıki, sayfanızda huzuru buluyorum
Her okudugumda beni kendimden geciren sonunu nemlenmiş bir gölzle bitirdigim Hifa Hatun ve Hazret-i Suheyb hayatı yine gözyaşlarımla bitti.

Ağla gözlerim Yakupcasına ağla
Yüreğindeki acıyı hasretle dağla
Yusuf’un aşkıyla bin defa cağla
Seccadem gözyaşıma şahit olsun bu gece

yüreginize sağlık cok güzel bir paylaşımdı

RABBİM...
Bize sarsılmaz bir iman, güzel bir ahlak, ŞÜKREDİCİ bir kalp, SABREDİCİ beden, zikredici dil, kaza ve kaderine rıza gösteren hayırlı ömür, salih evlat,hayırlı eş, dünya ve ahirette güzellikler ihsan eyle...


Suyu Rahmet, Gülü Muhabbet eyleyen
Rabb'e emanet olun...
Bağlantı

• 2009-03-15 12:51:41 - harika

Yazan: millipark
ya ablam ne kadar güzel olmuş sayfan yahu huzur doluu çıkası gelmiyor insanın özlemişim çok sevgiyle sağoll
Bağlantı

Kategoriler

Arkadaşlarım

Blogcu Yardım
metekan
ruzgar567
rufeydem
esmaulhusnafaziletleri
simuzer60
fyilmaz
guzergah
kubraisik
seyyahcagri
millipark
kuzeydenizi61
sade77
nurvdo
bilginerdogan
canahmedimsav
meldavardar
allahbesbakiheves
islamtevhid
gercekyolislam
nurumuhammed
kurantevhidsunnet
Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
Son Sayfa | Sonraki Sayfa