Bismillahirrahmanirrahim
Bir avuç kurşuni hasret.. - BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM - Blogcu



BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

• 16/4/2009 - Bir avuç kurşuni hasret..

  

 Dünlerden savrulan Nâr ile tutuşturuyorum satırların ucunu...
Hasret penceresine tünedi yine kuşlar
Yokluğuna uzanıyorum ey yar!
Hezârpare sözlerim kanıyor dilimde
Alnına katran çalınan karanfil rengi düşlerim
Yokluğunun içinde boz bulanık şimdi
Zaman iplik iplik sökülüyor ellerimden
Sözüne hasret yürüyor saatler insafsızca
Arıyorum ellerime iliştirdiğin duaları
Sensiz hüzün çalıyorum aminlerime
Giderken vurduğun turnaların yolunu gözlüyorum hala
Kırık dökük bir kaç düş kalsa da avuçlarımda
Kuşlarla savuruyorum onları gökyüzüne
Hasret acımasızca kol geziyor etrafımda
Elem sürmesini çekiyorum her gece yüreğime
Uçurum uçurum asılısın sen hala içimde
Işık ışık gülüşünün gurbetindeyim yar!
Öyle derinlerdesin ki....
Okuyamıyor seni kimseler içimin rahlesinden
Çığlıklarımdan sağır kalemler
Çözemiyor dilimi

Bendeki seni çizemiyor kağıtlara
Bastığım topraklar sızım sızım küf tutmuş acılarımdan..
Bulutlar ağlaşıyor gözlerimle
Göz verdiğim renkler siliniyor tek tek

Sadece ama sadece hasretinin bir avuç kurşuni rengi kalıyor ellerimde

 -------------------------

 Kundaklandı yüreğim, dil vurgunu dikenli seslerle
Bir vâveyla düştü ellerime sadaka niyetine Melâl!

Şimdi risâlesini istiyorlar hiçliğimin..
Çok -sus- acıdın!
Bir -sus- konuş !
Bilmiyorlar sızımı dürttüklerini Melâl..
Bilmiyorlar, battığını kelimelerin içime..
Oysa canıma kastediyor sustuğum her bir hece..

Yolcusu yitik, çıkmaz bir yolda kurban oldum ben Melâl
Aransa bulunmaz silüetim.
Saçlarıma zifiri rüzgârlar değdi..
Kayıptır gölgesi ellerimin Melâl!

Avuntudur libasım,
Yüreğime eğreti, ateşten bir avuntu!
Namusuna hâlel gelmez bir yalnızlık, alnıma yazgılanan
Nişangâhı iki damla yas..!
ve hep gece,
Şakağımdan süzülen koyu ahla boyanan..

Dilimdeki ezberleri, bilmezdim önceleri..
Ne çok körpeydim acıya Melâl ,
İçime ağan sızıya ne kadar çöl..
Ateşlere uzanmış meğer,
Tutunamadı,
Yan(ıl)dı körpe ellerim!
Bu yüzdendir Melâl,
kavrukluğu yüreğimin!..
Artık ellerimi dualara veresim var ..
Gömülüp secdelere ağlayasım..
Aminlerce sus-asım var Melâl!..

Şimdi gökyüzü ağlar bîçâreliğime..
Kuşlar uğramaz tenhalarıma Melâl!
Hangi duvara yaslasam başımı
Yıkık bir harabe gibi kalırım..
Zehirdir suyun tadı bende..
İklimlerin yoktur baharı..
Kış ortası açan çiçekler gibiyim Melâl!
Senden öte kimseler ilişmez ıssızlığıma.
Kimseler seslenmez kuyularıma.
Sızlar savunmasız kırgınlıklarım,
Kanar avuçlarım..
Hadi! ellerinle sarmala kırıklarımı..
Merheminden sür dilime,
Duala beni Melâl!

Sesime sarayım seni, soluğuma..
Saçlarıma dolan,
Düşme gözlerimden
Asıl kirpiklerime!
Saklan!
Saklan, kimseler görmesin SENİ .....

 
                                                                                                     Elem Nar

 

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

• 2009-05-08 11:37:49 - selamünaleyküm

Yazan: canahmedimsav
VAV HALİNDE UÇAN KUŞ

Aşkın vav halini aramak;

Dünyaya eşref-i mahlûkat olarak gönderilen insanoğlunun secde anında Rabbine karşı sükût içerisinde halini arz etmesi, boyun bükmüşlüğünün tezahürü.

Kulluğun manasının sırrındadır vav hâli. İnsanın cenin halinde vav şeklini andıran bir şekilde doğması, ilerleyen süreçte elif gibi doğrularak kâinata meydan okumasında kalbin en iç yerinde saklıdır vav.

Mütevazılığın, boyun bükmüşlüğün ifadesidir vav.

Özgürlüğe açılan yelkenlerin sırrında saklıdır vavın manası. İki büklüm olup tefekkür edince anlar insanoğlu. Anlamaya başladıkça; aranılanı aramaya koyuldukça; aradığının kanatları altında kanat çırptıkça; çaresizce kalana kadar dağları delme şevkiyle Ferhat olup dağa kazmayı vurdukça, yoksunluğun aslında aranılanın yokluğu olduğunu idrak eder insan

Ten kafesinden uçup aşkın vav halini aramak;

Varlık içinde yokluk çekerek, korkulana karşı korkulanın azametinden, güçlü oluşundan değil, korkulanın sevgisini kaybetmekten korkmak. Dünyevî ne kadar duygu ve arzusu varsa hepsini ten kafesine hapsedip Hıraya çekilerek, aşkın kaynağı olan El Vedud;a yaklaşabilmek;

Tepeden tırnağa aşk kesilip sırılsıklam sarılmaktır toprağa. ;Benim sadık yârim kara topraktır; diyen Aşık Veysel gibi kara toprağı dost eyleyip, nefsin kefeninden sıyrılarak vav olup kanat çırpmaktır.

Kısacık ömrü hayatında, kendisini unutan insanın, kendisini yeniden keşfe çıkarak kendisinin farkına varmasıyla bir zamanlar ayağının kayıp da yolda düştüğü yerden kalkarak yola devam etmesi. Kendisine yabancılaştığı, özünden uzaklaştığı, ölümü hatırlamamak için kendisini dünyaya kaptırdığı her şeyi bırakarak, ölmeden önce ölüme kanat çırpmaktır aşkın vav hali.

Olmak, vav halinin tekrar tekrar oluşuna bir atıfsa, vav halinde her nefes aşka atıftır. Her oluşla varlığın notaları yankılanır kâinatta, yağmurlar can verir susuz topraklara, aşkın vav hali ise kurumuş yürekleri yeşertir;

Derman arıyorsan derdine dön ey yolcu!

Sükûtu kan çanağına dönmüş gecenin yakamozda yakarışındadır hikmet. En kutlu sözün; Kuran;ın yüreğine nazil olmaya başladığı anda /kadir gecesi/ gece yürüyüşünle miracını yaşamaktır aşkın vav hali.

Mütevazılığın, boyun bükmüşlüğün, acziyetin ifadesidir. Allah;a adanmaktır. Meryem gibi.

Diriliş amentüsünün tüttüğü yetim bıraktığın secdegâhının ağıtıdır bu. Rıza-i İlahiye;ye kulak ver, yüreğini dinle, yüreğinin frekansını kâinatın zikrine ayarla;

;Secde et, yaklaş!;

Yunus Emre TOZAL

selam ve dua ile kardeşim hayırlı cumalar

Düzenleyen mutluluklardiyarim gün: 8/5/2009 saat: 14:39
Bağlantı

• 2009-05-03 22:24:32 - ALLAH'IN EN GÜZEL SELAMI İLE ESSELAMUN ALEYKUM VE RAHMETULLAHİ VE BEREKATUHU

Yazan: allahbesbakiheves
s.a hayırlı ve bereketli akşamlar...aeo...kib...dua ile kalın selametle...
Bağlantı

• 2009-05-02 20:42:13 - s

Yazan: canahmedimsav
HASTALIKLAR SAĞLIĞI HİSSETTİRİYOR, sıkıntılar hisleri harekete geçiriyor…Sağ ve sağlıklı olmanın değeri yitirilmeye yakın idrak ediliyor. Sabreden için sıkıntıyı sekine izliyor, sabredemeyene ızdırap darbeleri vurmaya devam ediyor;

Hastalıklar sarmış, sıkıntılar sıkıyorken tevekkül ipine sarılıp istiğfarla çekmekten başka çare var mı? Kulluğun kalbi dua ve ubudiyetle attığını hatırlatır hastalık…Kalbi temizler, duyguları durultur, dimağları diriltir… Nefis sersemleşse de nazarlar keskinleşir, hayatın anlam perdeleri aralanır…

Hastalık mihnettir, sıkıntı mihnettir, mihnetsiz nimete ulaşacağını ummak sağlıksız bir bekleyiştir. Hastalık gafleti dağıtıyorsa deva geliyordur…Dert ve deva diye döner dünya…Dua denizi, hikmet dağları, ubudiyet ovaları şifa dileyenleri beklemektedir…Oturmak ve durmakla gelmez deva…Çöl durgunluğunda şifa yoktur, vahşi dertler vardır.

Çöl kavuruculuğundan kurtulmak, duyguları diriltmek, kalbi yeşertmek, çoraklığı çiçek bahçesine dönüştürmek iman suyu olmadan olur mu? Su ne kadarsa hayat da o kadar…İman ne kadar kavi ise hastalık da o kadar zaif… Zamanın zayıflattığı ömürde iman kuvvetlenerek büyüyorsa hastalık sıkıntısı, sıkıntı hastalığı küçülüyordur.

Yakinin yükselmesi dert ve devanın yakınlaşması demek…Ayrılıklar yakinin zayıflamasından… Dert ve deva yakalarının birleşmesi iman düğmesini düğmelemeden olur mu? Korku ve ümidi buluşturan iman, hastalık ve şifayı da barıştırır…

Vesvese ve şüphe bulaşmış iman tedaviye muhtaçtır. Dua denizlerinde yüzmeye, hikmet dağlarına tırmanmaya, ubudiyet ovalarında yürümeye ihtiyaç vardır. Ertelenen ihtiyaç imanı örseler…

Denizler öfkelenir, dağlar lav kusar, ovalar depreşir…Her yer hastalık kaynar…Dünyaya darılan hayat terk eder gider…Kainat yapraklarını toplayarak kapanır. Hayat susmuş, ölüm kainata kabzasına almıştır. Bu sonu unutmak asıl hastalık, esas dert…

Güneş her gün doğudan doğuyor batıdan batıyor, ay gecede tebessüm ediyor, yağmur damlaları toprağa okşuyor, çiçekler gülerek bize bakıyor, balıklar Yunus diye yüzüyor, rüzgarlar dağların zirvesine ninniler söylüyor, ovalarda ağaçlar meyve ellerini uzatıyor, arılar vız vızlarından vazgeçmiyor, turnalar uçuyor, sular akıyor, nehirler çağlıyor, bahar bitiyor yaz başlıyor, mevsimler dönüyor, yıldızlar bizi yalnız bırakmıyorsa hastalıklara şifa, dertlere deva vardır…Sıkıntılar sıksa da çözülecektir…Üzüntüler üzerimizden akıp gidecek, çaresizlikler çareye dönüşecektir;

Hikmet dağları dertleri dinliyor, iman suyu yüreği dolduruyor, ovalarda ubudiyet serinliği esiyor…Umut diye dönüyor dünya, yarınlar devaya akıyor;Sinelere muştu yağmurları yağıyor;


İman, sen ne büyük şifasın… Kainat ne büyük eczehane… Kur’an deva kaynağı… Aklımız bir anahtar, kalbimiz bir anahtar, duygularımız bir anahtar… Kapıları açmak ve içeri girmek varken nazlanmak niye? Vahşi çöl çok mu güvenli ey nefis? Kime dayanacak, nasıl savuracaksın canavarları?

Hasta olan var mı, hasta olmayan var mı? Sadrına sıkıntı saran var mı, sarmayan var mı? Dertle dönen var mı, dönmeyen var mı? Denizler, dağlar, ovalar, bizi hepimizi bekliyor… Yıldızlar tebessüm ediyor, Ay gülüyor…Güneş doğuyor… Kur’an kainatı okuyor, kainat Kur’an’ın zikriyle coşmuş… Ne gam , ne keder, ne hastalık;
Gel ey şifa; Gel.


hüseyin eren


selam ve dua ile kardeşim

Düzenleyen mutluluklardiyarim gün: 4/5/2009 saat: 09:55
Bağlantı

• 2009-05-02 14:26:30 - Hoş geldiniz

Yazan: Tolga
Mutluluklardiyarı, mutluluk getirdiniz, huzur getirdiniz, hoş geldiniz.

Düzenleyen mutluluklardiyarim gün: 2/5/2009 saat: 16:03
Bağlantı

• 2009-05-01 11:47:26 - hayırlı cumalar ...

Yazan: metekan

Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
"Allah katında günlerin efendisi Cuma dır. O kurban ve Ramazan bayramı günlerinden de faziletlidir. "

Cuma gününde şu beş özellik vardır:

1- Hz. Âdem o gün yaratıldı.

2- O gün yeryüzüne indirildi.

3- O gün vefat etti.

4- O günde öyle bir an vardır ki, günah veya akrabalarla ilişkiyi kesme konularında olmamak şartıyla kul Allahü teâlâdan bir şey isterse Allahü teâlâ mutlaka onu verir.

5- Kıyamet o gün kopacaktır. Allah a yakın hiç bir melek, hiçbir gök, hiçbir yer yoktur, hiçbir rüzgar, hiçbir dağ ve taş yoktur ki, Kıyametin kopmasına sahne olacağı için Cuma gününün heybetinden korkmasın.)

[Buhari, İ. Ahmed]

Cumanız Mübarek Olsun...
Bağlantı

• 2009-04-24 16:00:22 - hayırlı cumalar olsun

Yazan: canahmedimsav
Ey, bir belaya maruz kaldıklarında sabırları, lutfedilen nimetler karşısında da şükürleri pek az olan biz zayıf ve çaresiz kulların Rabb'i!

Allah'ım! Bizi sevip hoşnut olduğun güzellikleri işlemeye ve gerçekleştirmeye muvaffak kıl.. marifet tecellilerini üzerimizden sağanak sağanak yağdır.. bize elbiselerin en güzeli olan takva elbisesini giydir ve bizi nezd-i ulûhiyetinden göndereceğin bol ve daimî feyizlerle has kullarından eyle, ey bütün nurlar Kendi nurunun gölgesi olan Nurların Nuru ve sinelerde saklı duranlara kadar açık-gizli her şeyi bilen Alîm Rabb'imiz!

Rabb'imiz! Ne olur, halimize merhamet et; et de nezdinde kurbet kahramanlığını ihraz etmiş seçkinlerin evsaf-ı hasenesiyle bizim ruhlarımızı da güzelleştir.. sevip hoşnut olduğun salih amelleri işlemeye bizleri de muvaffak kıl..

Ey bütün mülkün sahibi olan ve keremine hudut olmayan rahmeti engin Rabb'imiz! Yüce Zât'ına yakınlıkla serfiraz kıldığın kulların için nezdinde tuttuğun lütuflarla biz aciz ve muhtaç kullarını da sevindir ve bizi mahrum ve ümitsizliğe yenilmiş bîçarelerden eyleme.

AMİN AMİN AMİN..

selam ve dua ile kardeşim

Düzenleyen mutluluklardiyarim gün: 24/4/2009 saat: 16:05
Bağlantı

• 2009-04-21 22:54:50 - =)

Yazan: By_WoLVeS
Site Çok Harika Olmuş... Emeğinize Sağlık x)
Bağlantı

• 2009-04-21 11:20:37 - süpersiniz!

Yazan: sociall
Dünlerden savrulan Nâr ile tutuşturuyorum satırların ucunu...
Hasret penceresine tünedi yine kuşlar
Yokluğuna uzanıyorum ey yar! Yokluğuna uzanıyorum en yar! satırlarınızda buluyorum kendimi o kadar samimi o kadar içten yazıyorsunuz ki kalbinizin güzelliği satırlanırınıza vuruyor paylaşımlarınız için çok teşekkürler.RABBİM binlerce kez razı olsun.SAYYGILARIMLA.
Bağlantı

• 2009-04-18 10:15:25 - s.a.

Yazan: canahmedimsav


Bir Mumun Titrek Hissiyle
Titrek bir mum alevinde veya beş numaralı gaz lâmbasının cılız ışığında geçen gecelerimiz vardı bir zamanlar. O zamanlar TV denen ‘vakit çalar’ yoktu, radyomuzda hem saat başı haberleri, hem de kendi müziğimizi dinlerdik. Radyo dinlemediğimiz zamanlarda ise, bir köşeye çekilir, mütevazı dünyamızda hayaller kurardık. Böyle yapınca sanki onulmaz yaralarımız iyileşir, kendimizi mutlu hissederdik.


Bazen göz pınarlarımızdan sessizce kayıp giden göz yaşlarımıza vururdu bu cılız ışıklar, bazen yeni bir ümit bulmanın sevinciyle parlayan gözlerimize, bazen de çaresizlikle iki yana açılan ellerimize… Ama her hâlükârda o cılız ışıklar ruhumuzu ve çevremizi aydınlatırdı!..


Titrek mum ışığında zorlukla okunan yazılar daha mânâlıydı sanki. Dudaklardan dökülen her nağmenin ruha hitap eden bir yanı vardı. Şarkılar da, türküler de bizdendi ve onları bizden birileri söylerdi bir zamanlar.

Sevgilerimiz içten, özlemlerimiz daha bir tutkuluydu. Gecelerimiz daha kısa fakat mânâlıydı. O loş ışıkta, yüzün bütün çizgileri gözükmese de, sohbetler daha bir koyu ve tatlıydı. Dizi filmler ve filmlerin sahte kahramanları hayatımızın her alanını kaplamamış, dost ve komşu sohbetlerinin ana teması olmamışlardı henüz. Her yerde kendi dünyamız konuşulurdu. Sohbetlerimize mum diken TV olmadan önce, çaresizlerin dertleriyle hemhal olmak için çırpınanlar çoktu. O zamanlar dostlar için ayrılan vakitler dar değil, alabildiğine genişti. Aile hayatımızda ilgisizlikten şikâyetler çok azdı o zamanlar. Çocuklarımız şefkatin, merhametin ve sevginin pınarlarından kana kana içerlerdi.


Ve sonra hayallerimizin üstüne perde çeken elektrikler geldi evlerimize davetsiz bir misafir gibi. Etrafımızı ve bütün odalarımızı aydınlattı lâmbalar; ama sanki büyü bozuldu âniden. Zamanla içtenliğimiz de, sohbetlerimiz de başkalarının dertleriyle hemhal olmak da tarihe karıştı. Bize dâir birçok güzellik yanlarına kardeşliği de alarak o kadar uzaklara gittiler ki…


Gözlerimiz kitap sayfalarında artık gezinmiyor, o kanal senin bu kanal benim geziniyoruz, türküler yok dilimizde. Bütün her şey teknolojiyi nasıl, ne zaman ve ne şekilde kullanacaklarını bilmeyen insanlar yüzünden bozuldu.


O eski dostluklarımız, sevgilerimiz, kardeşliklerimiz, diğerkâmlıklarımız geri gelse; eski günlerimize yeniden kavuşsak. Her şey mumların erimesi, fitillerin bitmesiyle tarihe mi karıştı gerçekten? Kaybettiğimiz benliğimizi bakalım bulabilecek miyiz yeniden? Oysa kalbimiz aynı kalb, ruhumuz aynı ruh, eski günlerdekinden ne eksik ne fazla. Üzerimizdeki ataleti bir atabilsek, kaybettiklerimizi aramaya başlasak her şey eskisi gibi olacak.

Hatice Kestioğlu
selam ve dua ile mutluluk kardeşim hoşgeldiniz
Bağlantı

• 2009-04-17 20:09:46 - S.A.

Yazan: allahbesbakiheves
ALLAH'IN EN GÜZEL SELAMI İLE ESSELAMUN ALEYKUM VE RAHMETULLAHİ VE BEREKATUHU...
HAYIRLI VE BEREKETLİ CUMALAR...
EN KALB-İ MUHABBET
SELAM , SAYGI , SEVGİ ve DUALARIMLA...
AEO...KİB...
Bağlantı

• 2009-04-16 18:15:59 - sevdiklerinize bir gülde siz verin...

Yazan: metekan
KUTLU DOĞUM HAFTASI MÜNASEBETİYLE...
İnsanlık; Erdemi, Sevgiyi, Sevginin Kaynağını arıyor.
Fikirler arayış içinde, akıllar şaşkın.
Ey alemlere rahmet gelen sevgili,
Sana muhtaç insanlık.

Ruhlarımız seni arıyor, özlerken seni derinden.
Nefislerimiz girdaba döndü, ateşler çekiyor.
Dağlar utanıyor yaptıklarımızdan
Devriliverecek üzerlerimize.

Buyurmuşsun,
"Yıllar sonra beni görmediği halde
Beni çok seven gençler olacak,
Onları görmeyi ne çok isterdim."
Keşkeşan'da bir yıldız da ben
O gençlerden biri de ben olmak isterdim

........ , . - . - , _ , .........
......... ) ` - . .> ' `( .........
........ / . . . .` . . ........
........ |. . . . . |. . .| .......
......... . . . ./ . ./ .........
........... `=( /.=` .............
............. `-;`.-' .............
............... `)| ... , .........
................ || _.-'| .........
............. ,_|| _,/ ...........
....... , ..... || .' ............
....... | | ,. ||/ ..............
.... ,..` | /|.,|Y, .............
..... '-...'-._..||/ .............
......... >_.-`Y| .................
.............. ,_|| ...............
................ || ..............
................. || ..............
....HAZIRLAYAN || ..............
.........METE |/ KAN........
Bağlantı

• 2009-04-16 14:31:29 - mutluluklardiyarım yeniden aramızdasın hoşgeldin

Yazan: k....
Sesime sarayım seni, soluğuma..
Saçlarına dolayım,
Düşme gözlerimden
Asıl kirpiklerime!Saklan!
Saklan, kimseler görmesin seni yaar...

mest oldum mütişti...
Bağlantı

Kategoriler

Arkadaşlarım

Blogcu Yardım
metekan
ruzgar567
rufeydem
esmaulhusnafaziletleri
simuzer60
fyilmaz
guzergah
kubraisik
seyyahcagri
millipark
kuzeydenizi61
sade77
nurvdo
bilginerdogan
canahmedimsav
meldavardar
allahbesbakiheves
islamtevhid
gercekyolislam
nurumuhammed
kurantevhidsunnet
Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
Son Sayfa | Sonraki Sayfa