Bismillahirrahmanirrahim
Ey yolcu ! - BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM - Blogcu



BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM

• 23/9/2009 - Ey yolcu !

 Ey bu dünya kapısından içeri adımını atmış yolcu.
Nereye, nereye gidiyorsun..?

Sağına ve soluna bakınmadan, etrafında yaşanan hadiseleri tanımadan ve görmeden nereye gidiyorsun
Nereye gittiğini zannediyorsun..?
Nedir bu telaşın ey yolcu..!

Dur, biraz dertleşelim,
Çünkü ben de senin gibi ölümün araladığı perdeden içeri süzülmeye aday birisiyim.
Yani seninle yoldaşız…

Hele dur biraz dertleşelim,

dertleşelim de hissettiğimiz yalnızlığın

 ya da hissedemediğimiz bizi bekleyen akıbetimizin ne olduğunu, bizi neyin beklediğini anlamaya çalışarak hayatımızı gözden geçirelim.

Ey yolcu,

 Allah (c.c.) seni kendisine itaat eden kullarından kılsın ve kendisinin tayin ettiği yoldan yürümeyi nasip etsin..!

Çünkü O’nun çizdiği yolun dışında kalan yollar nereye çıkar, nereye çıkmaz bilinmez..

Bu bilinmezlikler içinde nasihatlerin en durusuna,

 en berrak olanına, en mükemmeline, seçilmişlerin en yücesine yani kâinatın efendisi Hz. Muhammed Mustafa Sallallahü Aleyhi Vesellem’e uymayı ve O’nu dinlemeyi nasip etsin…

Ey yolcu!

 

Bu yaşına kadar O’ndan bir şeyler öğrendin,

O’nu dinlediysen ne mutlu sana,

Yok eğer bu güne kadar bu pınardan su içmedin,
O’nun gül kokusunu içine çekmedin,
Kâinatı aydınlatan aydınlığına gözlerini kapadıysan

 bunca yıl ne yaşadın, ne gördün, ne kazandın..
Düşün, düşün be ey yolcu..!

Ey yolcu!

 

Hatırlar mısın kâinatın biriciği bir gün şöyle buyurmuşlardı:

Allah’ın kullardan yüz çevirme sebeplerinden biri de kulun kendisini faydasız ve yararı olmayan işlerle meşgul etmesidir.”

Eyvah, eyvah ey yolcu!

 

 Geçen ömrümüze eyvah,

 Zayi ettiğimiz ömrümüze eyvah eyvah.
Zaman atı aldı başını gidiyor sonsuza doğru ey yolcu.

Unutma!

Sen de bu atın üzerindesin ve hala etrafını seyrederken boş şeylere dalıp gidiyorsun be ey yolcu.

Unutma!

 

Sen zaman atına binip, ölüm durağında inecek ve hesaba çekileceksin

Ey yolcu nasihat vermek kolay, nasihati kabul ederek yaşamaksa zordur, zordur çünkü dünya işlerine dalıp aralarında kaybolan dünya işlerine bakmaktan etrafa bakmayı unutan için nasihatler acı ve ağırdır.

Olsun be ey yolcu varsın yaramızı kanatsın nasihatler varsın acılarımızı derinleştirsin derinleştirsin de taa Ummanların ötesinden işitilsin sızılarımız.

İşitilsin be ey yolcu doymayan nefsi, kamçılanan şehvetin, esir alınan benliğin çığlıkları işitilsin işitilsin…

Olsun be ey yolcu bu güne kadar kimlerin sesine kulak vermedik, kimlerin sözünü baş tacı etmedik ki…

Farkında mısın ömrün demi kaçıyor be ey yolcu.
Heybemizde ne var neyi taşıyoruz be ey yolcu…

Varsın Yüce Resulün nasihatleri sızılarla, acılarla, hakikatlerle gelsin, gelsin de yıllardır taşıdığımız, yıllardır boş yere beslediğimiz, büyüttüğümüz umutları yeşertsin, onlara hayat, gönlümüze umut versin.

Ey yolcu!

 

 Bir baksana ne amel konusunda zengin, ne ilimde ileri…
Bu güne kadar hep söz oldu sermayemiz.

Ne öğrendik, ne öğrettik?

Faydasız şeylerle gün geçti, ömür zayi oldu.
Hesap günü, ceza ve mükâfat günü kapımızı çalıyor.
Heybende ne var bir bak, bir bak ey yolcu.

Ey yolcu eşi ve benzeri olmayan, Rahman ve Rahim olan Rabbimiz buyurmuştur ki:

Her kim Rabbine kavuşmayı istiyorsa salih amel işlesin. Samimiyetle iman edip, salih amel işleyenlere konak olarak Firdevs cennetleri vardır. Onlar, o cennetlerde ebediyen kalacaklar ve oradan hiç ayrılmayacaklardır.”

Emirlerin en büyüğü, en kutsalı, hakikatin odak noktası kâinatın sahibi ve sahibimiz emrediyor, vaadediyor…

Ne dersin ey yolcu, bu emirleri dinledik mi duyduk mu?

Yoksa dünyevi hazlar bize bu vaatleri unutturdu da yaşadıklarımızı yaşayacaklarımıza tercih mi ettik?

Ne dersin ey yolcu hala nasıl bir ticaret nasıl bir kazanç içerisinde olduğumuzun muhasebesini yapmıyor, şaşkın ve şaşırmış şeytanın çizmiş olduğu yol üzerinde nefis atının vurdumduymaz adımlarıyla kabrin kapısını çalıp eli boş, sermayeyi tüketmiş biri olarak gittiğimizi görmüyor musun?

Ne dersin be ey yolcu ne olursun söyle Allah aşkına söyle eli boş, sermayeyi tüketmiş biri olarak gittiğimizi görmüyor musun?…

 

 

Alıntıdır.

Resim : Mustafa Zamani

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

• 2009-10-23 09:53:16 - esselam...

Yazan: canahmedimsav
Rabbimin İsmi Kuşatmıştır Tüm Mevcudatı..
Rahmansın, Rahimsin. Ne demek Rahman-Rahim? Kelime anlamı olarak aynı kökten gelmesine rağmen anlamları farklıdır. Merhamet eden, rahmeti ile her yeri kuşatan gibi çeşitli anlamlar vardır.

Dünyada her kuluna karşı merhametlisin Sen Rahman isminle. Öyle merhametlisin ki Sana inanmayanlara bile merhamet edersin, onları rızıksız bırakmazsın. Siz beni dünyada zikredin Ben de sizi ahirette zikredeyim dersin Rahim isminin tecellisi ile işte Rahim demek ahirette sadece mü’min kuluna karşı merhametlisin. Öyle büyüksün ki, ilmin, rahmetin, merhametin o kadar büyük ki anlayacak akıl, fikir lazım bize seni anlayacak, emirlerini yerine getirecek akıl, fikir, ilim ver.

Hamdimiz sanadır, yakarışımız sanadır, edebimiz, zikrimiz, fikrimiz Seninledir. Ne istersek Senden istet, nereye bakarsak tecellilerini göster. Esmâu’l Hüsnâ isminin ilkidir Er-Rahman Rahman sûresinde şöyle der “Öğretti kuranı, yarattı insanı…”
Fatma Yüksel
hayırlı cumalar baki selam ve dua ile kardeşim
Bağlantı

• 2009-10-09 10:19:12 - esselam...

Yazan: canahmedimsav
Ey Rabbimiz! Gücümüzün zayıflığını, çaremizin azlığını ve insanlarca önemsenmeyişimizi sana şikayet ediyoruz. Bizi kendi gözümüzde küçük, fakat insanların gözünde büyük eyle.

Ey Rabbimiz! Senden rahmetini celbedecek şeyleri, gerçekleşmesi muhakkak olan mağfiretini, her türlü günahtan korunmayı, her türlü iyiliği kazanmayı, cennet ve Cemal'inle şereflenmeği ve cehennemden kurtuluşu dileriz.

Ey Rabbimiz! Bilerek veya bilmeyerek işlediğimiz günahlarımızı mağfiret et. Senden işimizde rüşde hidayet etmeni istiyor, nefislerimizin kötülüklerinden sana sığınıyoruz.

Ey Rabbimiz! Bizi yücelt, eksiğimizi- gediğimizi gider, bize rızık ihsan et, bizi salih amellere, güzel ahlaka ilet. Zira bunların salih olanına ancak sen ulaştırır, kötülerinden de ancak sen alıkorsun.
Ey Rabbimiz! Ciddiyetimizi şakamızı, zulmümüzü ve haksızlıklarımızı, hatamızı, kastımızı mağfiret buyur. İtiraf ediyoruz ki bu kusurların hepsi bizde vardır, ihsan ettiğin nimetlerin bereketinden bizi mahrum etme, mahrum ettiklerinle de imtihan etme.

Ey Rabbimiz! Her işimizde esas olması itibariyle dinimizi ıslah et. İçinde geçimimiz olan dünyayı ıslah buyur. Döneceğimiz yer olan ahiretimizi ıslah et. Hayatı her türlü hayırları artırmamıza vesile kıl. Ölümü de her türlü şerlerden kurtulup rahat etmemize vesile yap.

Ey Rabbimiz! Bizi, Seni çok zikreden, Senden çok korkan, Sana çok şükreden, Sana çok itaat eden, Sana karşı içi saygı ve huşu ile dopdolu olan, dua dua yalvaran ve durmadan Sana teveccüh eden insanlar eyle.

Ey Rabbimiz! Sana güzelce ibadet etmeyi istiyor, Senden doğru yolda azim ve sadık diller selim kalpler dileniyoruz. Dillerimizdeki düğümleri çöz, onları güçlendir ve istikamet ver. İçimizdeki kinleri, nefretleri ve hasedleri sök al.

Ey Rabbimiz! Senden hayırlı işler yapmayı, kötülükleri terk etmeyi, fakirleri sevmeyi, bizi bağışlamanı, bize merhamet etmeni ve insanların fitnesini murat buyurduğunda fitnelere düşmeden bizi vefat ettirmeni dileriz.

Ey Rabbimiz! Senden; Senin sevmeni, Senin sevdiklerinin sevgisini ve bizi Senin sevgine ulaştıracak amellerin sevgisini dileriz. Senden tertemiz bir hayat, dosdoğru bir ölüm, rezil etmeyen ve ayıpların sayılıp dökülmediği bir dönüş istiyoruz.

Ey Rabbimiz! Senden hidayet, takva, afiyet ve zenginlik istiyoruz. Bize talihsiz ve nankör olmayan, şirkten arınmış, tertemiz kalpler lutfeyle...


Ya Rabbim!...
Günahlarımı Sana yakarış vesilem eyle..
Kusurlarımı Sana dönüş bahanem eyle..
Beni ayıplarıma karşı köreltme..
Beni hatalarımda ısrar ettirme..
Beni kibre ve ümitsizliğe düşürme..
Amin..
selam ve dua ile hayırlı cumalar
Bağlantı

• 2009-10-06 20:54:54 - selam

Yazan: metekan
Yaşam gülmeyi ,sevgi hak etmeyi, vefa unutmamayı, dostluk sadık kalmayı bilenler içindir.UNUTULMADIN! mutlu ve huzurlu günler dilerim.
Bağlantı

• 2009-10-06 16:05:08 - esselam...

Yazan: canahmedimsav
Ey Filistinli çocukların Rabbi!
Ey alemlerin Rabbi olan yüceler yücesi Mevlamız!
Kendisinden başka ilah olmayan Rabbimiz!
Son olarak dört yüz Filistinli yiğidimizi ve yavrumuzu Senin yüce huzuruna gönderdik, kabul eyle ALLAH’ım!
Bu kardeşlerimize rahmetinle, merhametinle muamele buyur ALLAH’ım!
Bu kardeşlerimize lütfunla, ihsanınla ve kereminle ikram eyle ALLAH’ım!
Bu yiğit kardeşlerimizin ruhlarını, rasullerin ruhlarıyla, şehitlerin ruhlarıyla beraber eyle ALLAH’ım!
Şehitlerin ruhlarını nerede misafir eylemişsen, bunları da onların yanında misafir eyle ALLAH’ım!
Hz. Hamza ile Hz. Cafer ile Hz. Hüseyin ile beraber eyle ALLAH’ım!
Şeyh Ahmed Yasin’in ruhuyla, Abdülaziz Rantisi’nin ruhuyla beraber eyle ALLAH’ım!
“İşte evlatların geldi, işte yiğitlerin geldi” diye, Şeyh Ahmed Yasin’in ruhuyla kucaklaştır ALLAH’ım!
Bugüne kadar Aziz İslam davası için canlarını feda ederek huzuruna varanların kervanına bu kardeşlerimizi de dahil eyle ALLAH’ım!
Biz bu kardeşlerimizin şehadetlerine şahidlik ediyoruz ALLAH’ım!
Senden başka ilah olmadığını haykırarak bu dünyadan ayrıldıklarına şahidlik ediyoruz ALLAH’ım!
Kanlar içinde kalmış dudaklarıyla şehadet getirerek aramızdan ayrıldıklarına şahidlik ediyoruz ALLAH’ım!
Her birinin şehadet parmağının senden başka ilah olmadığını gösterir biçimde sana gittiklerine şehadet ediyoruz ALLAH’ım!
Sadece ölürken değil, yaşarken de tevhid üzere yaşadıklarına, tevhid için yaşadıklarına şahitlik ediyoruz ALLAH’ım!
Bizim onlar hakkındaki şahitliğimizi de makbul bir şehadet olarak kabul buyur ALLAH’ım!
Ey alemlerin Rabbi olan yüce Mevlamız!
Filistinli kardeşlerimizin şehadetlerini, bütün bir İslam coğrafyasının imanlarının yenilenip coşmasına, müslümanca bir şuurla donanmalarına vesile eyle ALLAH’ım!
Onların şehadetlerini, yeryüzündeki bütün Müslümanların gerçek anlamda dirilişlerine, kıpırdamalarına ve ayağa kalkmalarına vesile eyle ALLAH’ım!
Üzerlerini örten ölü toprağı silkip atmalarına, içerisinde bulundukları uyuşukluktan sıyrılıp kurtulmalarına vesile ALLAH’ım!
Yiğit kardeşlerimizin dökülen kanlarını, Müslümanların gözlerinde ışığa dönüştür, yüreklerine cesaret olarak yansıtıver ALLAH’ım!
Filistinli kardeşlerimizin şehadetlerini İslam coğrafyasındaki Amerika ve İsrail bağlısı kukla yönetimlerinin yıkılıp gitmelerine vesiyle eyle ALLAH’ım!
Kardeşlerimizin aylardır, yıllardır çektikleri açlıkları, susuzlukları, ilaçsızlıkları, ışıksızlıkları kaderimizin dönüm noktası eyle ALLAH’ım!
Ey Filistindeki nur yüzlü çocukların Rabbi!
Kırmızıya boyanmış beyaz kundaklarının içinde, uykularında ölüme yakalanmış, yüzlerindeki tebessümleriyle sana gönderdiğimiz yavruları, insanlığın uyanan vicdanı eyle ALLAH’ım!
Yeryüzündeki diğer bütün ezilenlerin, mustazafların ufkunda doğan bir umut güneşine çevir ALLAH’ım!
Annelerinin kucağında, beşiklerinde hunharca katledilen Filistinli bebekleri, insanlık aleminin ayağa kalkan ve isyan eden vicdanı eyle ALLAH’ım!
Dün kendi öz peygamberlerini katleden, bugün peygamberler kadar masum yavruları kundaklarında katleden Yahudileri Kahhar isminle kahreyle ALLAH’ım!
İslam aleminin ortasına paslı bir hançer olarak saplayan kafir batıyı, kafir ve zalim Amerika’yı sana havale ediyoruz ALLAH’ım!
Ey Filistinli çocukların Rabbi!
Ey cehennem gibi ölüm kusan tanklara ve uçaklara, sapan taşlarıyla karşı koyan yiğit çocukların Rabbi!
Ey, çelik paletlerin altından dipdiri yavrular çıkaran Rabbimiz!
Ey arka sokaklardakilerin Rabbi
Ey ötekilerin Rabbi
Ey zayıf düşürülenlerin Rabbi
Ey kimsesizlerin kimsesi
Ey gariplerin, ezilenlerin Rabbi!
Ve ey bizim Rabbimiz!
Ente Mevlana fensurna alel kavmil kafiriyn!..


Amin


Mehmet GÖKTAŞ
selam ve dua ile kardeşim Allah c.c. razı olsun inşallah
Bağlantı

• 2009-10-05 09:35:21 - esselam...

Yazan: canahmedimsav
~~Yön göster! ~~



(Sanırım bazen, insanlar; kendilerini basite alıyorlar...
Halbuki bir insan, en fazla bir insan kadar basittir;
yine en fazla bir insan kadar değerli...)

Yolcu, yolu bilmez çoğu zaman. Sadece “nereye” gitmek istediğini bilir... Yol başkadır çünkü, menzil başkadır... Şehirleri bağlasa da birbirine, yollar; şehirlere benzemez!..
Şimdi... Bunca yol bunca yolcu tarafından doldurulmuş da olsa; yol bilmeyen bunca yolcu, nasıl bulacak yollarını?..
Bilmeyenler, bilmeyenlerden mi öğrenecek bilmediğini?..
Veya neden kaybolmuş; şu kavrulan insanlar kızgın güneş altında?..
*
Biliyorsan, cevap ver!.. Biliyorsan, doğruyu söyle!.. Biliyorsan, kurtar insanları, çöllerde kaybolmaktan! Ama, bunları yap;
...biliyorsan!..
*
Bunca yolda kaç yolcu rastlayıp da sormuştur şehrinin amirine, milletin emirine, yolların memuruna?..
Yollar, kayboluşlardır; belki de sevinmek için, bulunuşlarda!.. Ama sevinemez herkes, sevindiremez!.. Ya koybolur çünkü veya kendi kayboluşuna ortak arayan bir kuru inatçının izini yalar!.. Bu da başka bir kayboluştur...
Peki ama, kızgın çölde ölürken ne farkı var; tek başına olmakla üç başına olmanın, beş başına olmanın?..
*
İnsanlar, bazen kendilerini basite alsa da; bir insan yine ancak bir insan kadar basittir, veya değerli... İnsanın değeri, gösterdiği istikamet ile ölçülür!..
Bunun için ben, her insanı, yoldaki bir tabela gibi görürüm... Bu levhaların ucu farklı mıdır ki bir insanın işaret parmağından?..
Yolda herkes herkese sorar, her levhaya bakar...
Ama keşke herkes doğruyu bilse, doğruyu dese, doğruyu görse...
*
İşte bu noktada sen, kendini basite almamalısın;
Şehrin yönünü biliyorsan!..
Ayakta duran ve başı dönmemiş her tabelanın işaret parmağı der ki:
“Şehir şu tarafta!..”
Bir insanın hayat boyu yapması gereken en önemli vazifesi; işte bu şehre doğru yürümek ve her sorana şehrin yönünü göstermektir!..
*
Aslında insan, bir yol levhası kadar sade ve basittir.
Ama insan, bir yol levhası kadar zararlı ve tehlikeli de olabilir...
Fakat, bir yol levhası kadar önemli, değerli ve kurtarıcı olmak; her insanın mes’uliyetidir!

Muammer Erkul





selam ve dua ile kardeşim
Bağlantı

• 2009-10-03 13:05:46 - selam ve dua ile kardeşim

Yazan: canahmedimsav


Cevap: Öyle bir affet ki;

--------------------------------------------------------------------------------


"Öyle bir affet ki;"

Ne kadar aglasam, ne kadar aglasam da beni bilinmezliklerden kurtarsan. Ne yapsam da beni çetin hesaplardan korusan. Bende ki bu vicdani binlerce magfiretle karsilasan;

Gözyaslarimi, rasulunun ellerine tasisan. Beni afetsen, afetsende gönlümde ki bu kanayan yaralar kapniverse hemen; Ellerimi açarken semaya, sema aglar bu ahu figanima. Bende ki bu hasret dökülüverse denizlere, denizler duman olup yagsa ravza ya da sen rasulu sefaatçim kilsan..

Verdigin bu ask, ask-i- ilahindir bilirsin ey rab. Askin hürmetine affeyle, bagisla acizi;Gör su yetimi, alninda secde izi olanlardan kil beni, kusat beni rahmetinle ve kurtulusa erenler zümresine ilhak eyle; ve mahser günü, ademoglunun dirilecegi gün, kara çikartma yüzüm;
Bilirsin, utanirim senden. Huzuruna varmayi nasip eyle. Boynum bükük, ellerim kelepçeli ve dilim suskun, mühür vurulmus gibi;

Ellerim sema;na açiliyor ey Rabbim, kudretine siginarak sesleniyorum sana: "Habib-i-Zîsan" hürmetine, takvali kullarin hürmetine, seni zikreden diller hürmetine, ve zâtina açilan eller hürmetine bagisla beni, bagisla ki kurtulus;a ereyim, bagisla ki huzur;a ereyim; ve öyle bir affet ki beni; hesaba çekilecek hiçbir yönüm kalmasin; ey Tevvâb;



Düzenleyen mutluluklardiyarim gün: 3/10/2009 saat: 16:47
Bağlantı

• 2009-10-02 13:10:44 - selamünaleyküm

Yazan: canahmedimsav

DUA

Ey bu sonsuz alemleri bir zerreden yok eden
Ey bu nimetleri kullarına yar eden
Bizlere cenneti canan, cehennemi nar eden
Rahman olan, Rahim olan, bağışlayan Allahım

Bu günde biz ruhumuzun kirlerinden arınık
Bu günde biz beden beden İman ile sarıldık
Bu günde biz ümmetlerin mabedinde barındık
Açtığımız bu elleri boş çevirme Ya Rabbi

Bu günde biz tövbe ettik nice gurur kibirden
Husumetten, dargınlıktan, zorbalıktan ve cebirden
Er geç sana gelmek için geçeceğiz kabirden
Bize kabir azabını gösterme Ya Rabbi

Bugün af yağmurunu sağnak sağnak ver bize
Bu günde cennet yolu adım adım ser bize
Bu günde nur perdeleri kanat kanat ger bize
Mahşer günü biz kulları utandırma Ya Rabbi

Koru bizi huzuruna kul hakkıyla gelmekten
Nefsimizin batağına aklımızı çelmekten
Koru bizi Kelime-i şahadetsiz ölmekten
Hesap günü cümlemize müjdeler ver Ya Rabbi

Koru bizi o günahkar, o karanlık yollardan
Gıybet eden ikiyüzlü o münafık kullardan
Koru bizi gafillerle sarmaş dolaş hallerden
Cümlemizi hak yolundan ayırma Ya Rabbi

Senden şifa bekleyen nice hasta kullara
Acılarla kıvranan yetimlere dullara
Yurt dışında şu gurbette Allah diyen dillere
Bunca yükü taşıyacak sabırlar ver Ya Rabbi

Helal kazançlarına haram lokma katmayan
Haysiyet şerefini hiç kimse satmayan
Verdiğin nimetlerine şükreyleyip atmayan
Kullarına darlık yüzü gösterme Ya Rabbi

Müşriklerden sığındık biz İman siperine
Sabrı silah eyledik şeytanın şerrine
Bu dünyada şan şöhretin saltanatın yerine
Son nefeste bile İman serveti ver Ya Rabbi

Senin yüce kelamını baş tacı edenlere
Ve Hz Muhammedin (sav) yolundan gidenlere
Şu anda huzurunda el açan bedenlere
Cennet anahtarını nasip eyle Ya Rabbi

Canımızın cananı, gönlümüzün sultanı
İki cihan güneşi Muhammed (sav) ruhu için
Kalemiyle Kelamı ile islama hizmet eden
Enbiyalar, Evliyalar, Alimler ruhu için

Mezarları kaybolmuş nice adsız kahraman
Nice kefensiz yatan şehitler ruhu için
İman lezzeti tatmış, hayrına hayır katmış
Bu dünyadan göç etmiş müminler ruhu için
cumanız mubarek olsun
Bağlantı

• 2009-09-30 09:02:11 - selam ve dua ile selametle kalasınız kardeşim

Yazan: canahmedimsav
Genc adamin biri, dermis babasina her gun;
Benim de dostlarim var, sendeki dost gibi'
Baba, itiraz eder,
Olmaz oyle cok dost, hakikisi
Belki bir, belki iki,
Fazlasini bulamazsin gercek, hakiki...
Devam eder durur konusma...
Aralarinda baslar bir tartisma,
Karar verirler bir sinava,
Dostun hakikisini anlamaya...
Bir aksam bir koyun keserler,
Ve koyarlar cuvala.
Baba der ki ogluna,
'Hadi al bu cuvali, simdi gotur dostuna'.
Cuvaldan kanlar damlamakta,
Sanki oldurmusler de bir adami,
Koymuslar cuvala,
Distan boyle sanilmakta.
Delikanli sirtlar cuvali,
Gider en iyi bildigi dostuna, calar kapiyi.
O dost, bakar ki bir cuvala hem de kanli,
Kapar hizla kapiyi delikanlinin suratina,
Almaz iceri arkadasini,
Boylece tek tek dolasir delikanli,
Kendince tanidigi, sevdigi dostlarini.
Ne care, hepsinde de sonuc aynidir.
Evlat geriye doner.
Ama icten yikilir...
Babasina donerek; hakliymissin baba ' der.
Dost yokmus bu dunyada ne sana, ne de bana.
Baba 'hayir Evlat 'der, benim bir dostum var bildigim.
Hadi, cuvali alda bir kerede git ona.
Genc adam, cuvali sirtlar tekrar..
Alnindan ter, cuvaldan kanlar damlar...
Gider, baba dostuna. Kabul gorur, sevinir.
O dost, delikanliyi alir hemen iceri.
Gecerler arka bahceye.
Bir cukur kazarlar birlikte,
Cuvaldaki koyunu gomerler adam diye,
Uzerine de serpistirirler toprak.
Belli olmasin diye dikerler sarimsak...
Genc adam gelir babasina;
'Baba, iste dost buymus' diye konusunca,
Babasi; 'daha erken, o belli olmaz daha.
Sen yarin git O'na, cikart bir kavga,
Atacaksin iki tokat, hic cekinmeden ona,
iste o zaman anlasilacak, dostun hakikisi.
Sonra gel olanlari anlat bana...'
Genc adam, aynen yapar babasinin dedigini,
Maksadi anlamaktir dostun hakikisini,
Babasinin dostuna istemeden basar iki tokadi!
Der ki tokadi yiyen DOST;
'Git de soyle babana, biz satmayiz sarimsak tarlasini boyle iki tokada'!
Sevilecek biri olmadigin zamanlarda bile seni sevmeli...
Sarilacak biri olmadigin zamanlarda bile sana sarilmali...
Dayanilmaz oldugun zamanlarda bile sana dayanmali...
Dost dedigin fanatik olmali;
Butun dunya seni uzdugunde sana moral vermeli.
Guzel haberler aldiginda seninle dans etmeli,
Ve agladiginda, seninle aglamali...
Ama hepsinden daha cok;
Isi bitince seni bir tarafa atmamali...
Mevlana

Düzenleyen mutluluklardiyarim gün: 30/9/2009 saat: 09:46
Bağlantı

• 2009-09-29 10:08:48 - selam ve dua ile Allah c.c. razı olsun muhterem kardeşim

Yazan: canahmedimsav
"Baharı bekleyen yaralı bülbül,



Gül üstüne rahmet yağar; sabreyle!"



Sabreyle



Sabreyle



Sabreyle

Bağlantı

• 2009-09-28 13:06:20 - esselam...

Yazan: canahmedimsav
GÖZYAŞLARI ÇİÇEK AÇAR TEBESSÜMLER AĞLAR

Bazen, uyuşuk uyuşuk esen bir rüzgar gibidir düşünceler; Rahatsız etmeden içimizde dolaşır, dolaşır; sakince;
Bazen de hırçın fırtınalar yanında hiç kalır, en kuytu köşene gizlenirsin! İçindeki, dokunduğunu hırpalayan uğultuları, endişeyle izlersin!.. Kaçma imkanın da yoktur; Fırtına senin, sana ait; nereye gitsen peşinden eser gelir;
Emanet bırakamazsın kimseye; koyamazsın kenara bir yere;
Bazen çok latiftir her şey, yumuşaktır alabildiğine; Gözlerini açtığında, gün sakin; içine çektiğinde, hava yumuşaktır; Gözleri ışıldayan bir çocuğun elleri de yumuşaktır; tutulduğunda dilek gibi gelecek vaat eder;
Bazen zaman da uysaldır; okuduğun kitap da akıcıdır;
Çiçek koparırsın, kokusu içini yumuşatır;
Rengi, karanlıklarına latif bir ışıktır;
Bazen insanın sakinliği hırçındır;
Çığlıkları duyulmaz, gözlere hitap eder batmadan;
Kimi zaman oturur yerine terslikler, zıtlıklar;
Bazen de sivri kalır anlamlı bulunan değerler;
İçini görsen, dışının tam zıddı güzeller vardır;
Dışından bakınca önemsenilmeyen, fakat içinde nur hazineleri saklayan insanlar da vardır, nadir de olsalar;
Yaşam içerisinde, zıtlıklar bazen karşı karşıya oturur, bazen yan yana;
Bakma öyle kavgalı gibi durduklarına; tam aksine!
Aslında el ele hüzünlerle huzurlar;
Aynı anda hem güler hem ağlar insanlar!..
Gözyaşları çiçek açar, tebessümler ağlar;
En canlı renkler bile hüzünleri imzalar kimi zaman!..
Acıların da kendine has bir tadı var;
Gönlümü yaksa da, acıları seviyorum!..
Hüzünlerin güzelliği yağmur kadar berrak, yağmur kadar sakin;
Yüreğimi ıslatan bu güzelliği seviyorum!..
Yaşam, zıtlıkların birbirini tamamladığı bir tablo! İyi ve hoş olan şeylerin kıymetini anlamayı bize armağan eden, kötü olan her şeye teşekkürü bir borç biliyorum!.. Geceyi yaratan ve bize güneşi özlettiren, dertlerle bize sabrı öğreten ve sonra da ruhumuza billur billur huzuru akıtan Allah;a hamdolsun;

Sümeyra Demir
selam ve dua ile kardeşim mevla razı olsun inşallah

Düzenleyen mutluluklardiyarim gün: 28/9/2009 saat: 14:01
Bağlantı

• 2009-09-26 19:43:35 - selam ve dua ile hayırlı akşamlar kardeşim

Yazan: canahmedimsav
BİR KIRIK KALP...


"Yanlış mı etmişim ALLAH'ım?"

Tereddütle başlayan bu soru giderek karabasana dönüşüyor, bir ağırlık yüreğime gelip oturuyordu.
Unutmak istiyordum.
Zamanın akışına kendimi koyuvermek istiyordum.
Nafile.
Çırpındıkça batıyor, unutmaya çalıştıkça her ayrıntıyı daha beter hatırlıyorum.
O an beynime capcanlı çakılıp kalmıştı.
Tekrar tekrar aynı soru her zerremde yankılanıyor, içimdeki bu ses giderek büyüyordu.

"Yanlış mı ettim yoksa?"

Vicdan azabı denilen şey bu olmalıydı. Çareler aradım bastırmaya.
Kitap okuyayım dedim, yok.
Bir şeylerle oyalanayım dedim, imkânsız.
İştahım kaçmış,yemek bile yiyemez olmuştum.
Uyumak ne mümkün, bir sağa dön bir sola.
Düşünceler ve hayaller giderek beni esir alıyordu. Nefsim boş durmuyordu tabiî.
Binlerce gerekçe sıralıyordu ardarda.
Savunma mekanizması işlemeye koyulmuş, ruhumun tam ortasında bir mahkeme salonu kurulmuştu.
Nefsim avukat, vicdanım hakim.

Davalı ben, davacı bir kırık kalb.

Bir kalb ki tam ortasından yarılmış iki parçaya, depremdeki fay hattı gibi.

Yerle bir olmuş her tarafı, yara bere içinde.
Kalb eliyle beni gösteriyor.

Suçlu sensin, diyor, beni kırdın.

Birisi sürekli gülüyor, görünmese de kendi. İğrenç bir gülme sesi bu.
Nefsimse,hiç durmadan savunuyor beni.

Ama, diyor, o sırada çok stresliydin.
Üstünde yaşadığın olayların onca baskısı vardı.
Maruz kaldığın haksızlıklar vardı. Kim olsa aynı şeyi yapardı.
Hem,diyor,sahip olduklarını korumak zorundasın.
Niye paylaşasın ki? Söylediklerini haketti.

Nafile. Nefsim ne dese vicdanımın yüzü gülmüyor. Vicdanımın yüzü asık.
Tokmağını vurup, oturumu bitiriyor. Nefsimin sesi kısık, ama hâlâ mahkemenin koridorlarında savunuyor beni.

Kırık kalb tam ortada, gözlerinde yaş var.
Vicdanım beni suçlu buluyor.

Giderek büyüyen bir kayayı sırtıma veriyor.

Taşıyacaksın, diyor.

Cezam ne kadar sürecek, diye soruyorum.

Kalbi gösteriyor,O, diyor, kırık olduğu sürece cezalısın.
Bu taşı taşıyacaksın, nefesin kesilse bile.

Hafızam da başıma, gardiyanım olarak dikiliyor. Anlıyorum ki kaçış yok.

Bir kalbe bakıyorum, bir de sırtımdaki taşa.

Ne yapmalı? diye düşünüyorum.

O sırada akıl yanıma gelip, kulağıma fısıldıyor.

Tek çare var, diyor, git yanına özür dile, gönlünü al.

Kendi görünmeyip de sürekli kıs kıs gülen o ses, aklın fısıltısını duyup gülmeyi kesiyor.
Telaşla ebedî helâk nedenine beni de ortak etmeye çalışıyor.

Hayır, diyor, kırılmayı çoktan haketti.
Hem o da kim oluyor senin büyüklüğün ve değerin yanında, Sen gururlusun, gidemezsin.

Gurur çıkıyor karşıma kasıla kasıla.

Asla, diyor, özür dileyemezsin.Bu taşı sırtımdan alabilir misin? diyorum.

Hayır, diyor, elimden gelmez.

Öyleyse git, diyorum, sen derdime çare değilsin.Yine kalbe bakıyorum.
O da küskün ve kırgın göz ucuyla bana bakıyor.Üzülüyorum.
Hafızam geçmişte kalbin bana yaptığı iyilikleri hatırlatıp duruyor.
O hatırlattıkça acım artıyor.

Ne yapmalı, nasıl, ah nasıl bu belimi çatlatan taşı sırtımdan atmalı? diye düşünüyorum.
Özür dilesem mi aklı dinleyip de? Tereddütler içindeyim.
Pişmanlıkla ağlıyor, dualar ediyorum gece boyu.

Seher vakti iki ak melek geliyor yanıma. Birinin adı tevazu, diğerininki merhamet.
Kollarıma giriyorlar, vicdanım da arkamdan iteliyor. Kalbe doğru gidiyorum.
Yürürken ayaklarımın altından çatırtılar geliyor.
Nedir? diye bakıyorum.

Nefsim ve gururum yerlere serilmiş, her adımımda parçalanıyorlar.

Kırık kalbin yanına varıyorum. Mahzun, gözleri yaşlı hâlâ.
Damarlarından kan sızıyor.
Başım önde, pişmanlık içinde;Affet diyorum, hata yaptım. Sen haklıydın.
Barışırsan söz, seni bir daha kırmayacağım. Bak ben de çok üzgünüm ve özür diliyorum işte.

Tereddütlü bana bakıyor.
Sırtımdaki taşı ve yaralarımı gösteriyorum.Pişman olduğuma inanıyor.

Haydi, diyorum, barışalım.

Boynuna sarılıyorum. O da bana sarılıyor. Ağlıyorum.
Gözyaşlarım kırık kalbin üzerine geldikçe çatlakları kapanıyor. Eski hâline geliyor.
Ama dikkatli bakınca yine de üzerinde izler görüyorum.
Beni anlıyor.

Zamanla, diyor, onlar da zamanla iyileşecek.

Sırtımdaki taş, bir beyaz yunus'a dönüşerek hafızama doğru uçuyor.
Yunus'un ağzında bir kâğıt var okuyorum:

Bir kez gönül yıktın ise;
Bu kıldığın namaz değil,
Yetmiş iki millet dahi,
Elin yüzün yumaz değil.

Gönül Çalab'ın tahtı,
Çalab gönüle baktı,
İki cihan bedbahtı,
Kim gönül yıkar ise.

Uzaklarda bir yerlerden çirkin, tanıdık bir ses ağlıyor, ağlamıyor,böğürüyor bağıra çağıra.
Artık eski hâline gelen kalb ile gülümseyerek elele tutuşup yeniden hayata dönüyoruz...

Ayşegül Aygün

Düzenleyen mutluluklardiyarim gün: 26/9/2009 saat: 19:43
Bağlantı

• 2009-09-25 17:27:49 - esselam...

Yazan: canahmedimsav

Allahım!
Sen' den dünya ve ahirette af ve afiyet diliyoruz. Her türlü semavi ve arzi afet ve belaları üzerimizden uzaklaştırmanı istiyoruz.

Allahım!
Bilerek veya bilmeyerek işlediğimiz hatalarımızı, günahlarımızı bağışla. Bizlere merhamet buyur. Şüphesiz Sen merhametlilerin en merhametlisisin.

Allahım!
Kalb katılığından, gafletten, dalaletten, zilletten, miskinlikten, küfürden, fısktan, nankörlükten, riyadan, sadece Sana sığınırız. Sen bizleri koru. Güç yetiremeyeceğimiz bela, fitne ve musibetlerle bizi imtihan eyleme Allahım!

Allahım!
Fayda vermeyen ilimden, ürpermeyen kalpten, doyma bilmeyen nefisten, yaşarmayan gözden ve icabet edilmeyen duadan sana sığınırız. Bildiğimiz ve bilmediğimiz şeylerin şerrinden Sen bizleri koru Allahım!

Allahım!
İhsan buyurduğun nimetlerini geri almandan, azabının ansızın gelip çatmasından, gazabına sebep olacak şeylerden Sana sığınırız.Bizlere yol göster Allahım!

Allahım!
Sana itaat edilir, Sen karşılığını verirsin; Sana isyan edilir, Sen bağışlar ve af edersin, darda kalanlara icabet eder, zararı, sıkıntıyı ortadan kaldırıp, hastalara şifa, dertlilere deva verir, günahları bağışlar, tövbeleri kabul edersin. Sen bizlerin dualarını kabul buyur Allahım!

Allahım!
Sen ölümlerin en güzeli ile bizi huzuruna al Allahım! Ölümümüzü her türlü şerden kurtulup rahata erme vesilesi yap Ya Rabbi! Allahım! Bizleri Sen' i çok zikreden, Sana çok şükreden, Sen' den çok korkan, Sana çok itaat eden, Sana karşı saygı ile dopdolu olan, ahu efgan edip dua dua yalvaran ve durmadan Sana teveccüh eden kullarından eyle.





Allahım!
"Kimsesiz kimse yok, herkesin var kimsesi,
Kimsesiz kaldık medet ey, kimsesizler kimsesi"

Güç ve kuvvet ancak kendisine has olan yüce ve büyük Allahım! Mahlukatın adedince, Zatının rızası, arşının ağırlığı ve kelimelerinin mürekkebince Hz. Muhammed (sas) ve O' nun ehli ve ashabı üzerine salat eyle.

Ey Merhametlilerin en Merhametlisi! Bela ve musibetlerin sağanak sağanak üzerimize yağdığı, ardı arkası kesilmeyen depremlerle inim inim inleyip çaresiz kaldığımız şu günlerde, çaresizlerin yegane çaresi Sensin deyip Sana yalvarıyor, halimizi Sana arz ediyoruz. Celalinden cemaline, kahrından lütfuna sığınıyoruz. Bizim Rabbimiz Sensin. Sen, bizleri semavi ve arzi musibetlerin eline teslim etmeyecek kadar merhametlisin. Bizleri her türlü kötülüklerden muhafaza buyur!

Amin.. Amin... Amin...



selam ve dua ile hayırlı cumalar kardeşim
Bağlantı

• 2009-09-25 14:29:59 - merhabalarrr

Yazan: millipark
Çok güzel olmuş ablacım hayırlı cumalar hayra teslim olasın..
Bağlantı

Kategoriler

Arkadaşlarım

Blogcu Yardım
metekan
ruzgar567
rufeydem
esmaulhusnafaziletleri
simuzer60
fyilmaz
guzergah
kubraisik
seyyahcagri
millipark
kuzeydenizi61
sade77
nurvdo
bilginerdogan
canahmedimsav
meldavardar
allahbesbakiheves
islamtevhid
gercekyolislam
nurumuhammed
kurantevhidsunnet
Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
Son Sayfa | Sonraki Sayfa